20 Aralık 2010 Pazartesi

Zamanında demiryolu raylarının aralığının eski at arabalarının tekerlek aralığına göre belirlendiğini okumuştum. Bunu da belki bir gün araştırıp anlatırım. Eskinin bir alışkanlığı ya da standardı yeni teknolojiye uygulandığında saçma sapan kısıtlamalar olabiliyor. 

Bilgisayarda kullandığımız Q-klavye için de aynı şeyleri düşünürüm zaman zaman. Şöyle bir araştırdım, çıkan sonuç çok komik ve vahim…

1872 yılında Remington marka ilk daktilolar yapılmış. Bu ilk mekanik daktilolarda, çok hızlı yazmanız durumunda harfleri yazan kollar üst üste binip karmaşaya ve mekanik problemlere yol açmaya başlıyormuş. Bu durumda aklı evvelin biri çözüm olarak harfleri hızlı yazmaya olanak vermeyecek şekilde dağıtmayı akıl etmiş. İngilizce’de en çok kullanılan harflerin sırası ile ETASORNI olduğu belirlenmiş. Şimdi Türkçe-Q klavyenize bir göz atın bakalım, bu harfler neredeler? En çok çalışan orta parmakları yavaşlatacak yerlere konmuşlar. Örneğin A harfi ancak küçük parmak ile basılabilecek bir yerde. Az kullanılanlardan F,G,J;K nerede? En kolay ulaşılan ortalık yerde! Bilgisayar endüstrisi de uzun uzun üzerinde düşünmek yerine hemen atlamış “Q Standartı”na. Olmuş size saçma bir klavye. 

Tabii bize bilgisayar gelince biz durur muyuz? Hemen sağ taraftaki karakterlerin yerine koymuşuz ĞÜŞİÇ’yi, al sana Türkçe Q-klavye. Bilimsel bir çalışma ile oluşturulmuş, Türkçe’nin en çok kullanılan harf istatistiklerine uygun F-klavyeyi ara ki bulasın. Eski daktilolar ve benim eski Macintosh’umda hala F-klavye var ve severek kullanıyorum. Maalesef yeni tüm cihazlarda bu ucube Q-klavyenin (Türkçe! Q) hakimiyeti ise artarak devam ediyor… İnşallah bilgisayar sektörümüz bir gün bu konuda akıllanır, pek umudum yok ama…


Sonradan Not : Tren rayları ile ilgili bilgiyi nerede okuduğumu buldum. Burada okumuşum. Zaten bir Google araması ile binlerce aynı şeyi anlatan sayfa çıkıyor. Yeniden yazmamaya karar verdim. :)

0 yorum:

Yorum Gönder