Mutlaka tanıdığınız birine uyacak kanunlar, desem de inanmayın. Bizde hiç böyle politikacılar falan yok!
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yaşam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Ekim 2013 Perşembe
25 Ekim 2013 Cuma
22 Ekim 2013 Salı
Posted by Adsız on 14:06
with No comments so far
Murphy’nin bilim, teknoloji, mühendislik ve bilgisayarlar ile ilgili kanunlarını burada bir araya toplamaya çalıştım. Umarım severek okursunuz.
.17 Ekim 2013 Perşembe
Posted by Adsız on 13:43
with No comments so far

Murphy’nin felsefesini oluşturan genel kanunlarını bu yazıda bulabilirsiniz. Neredeyse hayatın her alanına uyarlayabileceğiniz kanunlar bunlar. Herkesin kendi yaşadıklarına benzer bir örnek bulacağına eminim.
.6 Haziran 2013 Perşembe
Posted by Adsız on 14:10
with No comments so far
Birkaç tane kuyruk olan gişelerde ya da kasalarda gözünüze kestirdiğiniz bir tanesine girdiğiniz anda diğerleri daha hızlı ilerlemeye başlar. Arabayı yıkattığınızın ertesi günü berbat çamurlu bir yağmur yağar. Banyoya girip musluğu açtığınızda telefon çalar... Böyle örnekler uzatılabilir. Bunları yaşıyorsanız, yalnız değilsiniz. Evrensel Murphy kanunlarından biri daha çalıştı demektir. Bu kanunlardan en bilineni “Bir şey ters gidebiliyorsa gider” sözüdür. Bu sözün üzerine çeşitlemeler yapılmış, her türlü durum için Murphy kuralları uydurulmuştur.
Murphy kimdir, bu kanunları nereden çıkarmıştır? Çok kötümser biri olduğu kesin. Murphy kanunları için kaynak araştırması yapıldığında pek çok değişik hikaye ortaya atılıyor. Konu hakkında yazılmış pek çok kitap da bulunuyor.
Bu kadar kaynağın içinde, benim en akla yatkın bulduğum hikaye ise şu şekilde;
Hikayenin başlangıcı Kaliforniya’daki Edwards Hava Üssü’nde 1949 yılına kadar gidiyor. Murphy’nin, Amerikan Hava Kuvvetlerinin MX981 kod adlı, çarpışma testi araştırma projesi sırasında John Stapp tarafından meşhur edilmesine dayanıyor. Kanunun isim babası, o sırada mühendis bir yüzbaşı olan Ed Murphy. Gerginlik ölçen algılayıcılarda kablolamadan doğan sürekli hatalardan bıkan Murphy, kablolamayı yapan teknisyene kızgınlığını “bir işi yanlış yapmanın bir yolu varsa, bu adam onu mutlaka bulur” diyerek dile getiriliyor. Buradaki komedi potansiyelini gören iş arkadaşları, Murphy’nin bu cümlesi ve çeşitli varyasyonlarına “Murphy’nin Kanunları” adını veriyorlar ve aralarında esprili bir şekilde yaymaya başlıyorlar.
Bu kanunların kapalı bir çalışma ortamı olan bu hava üssünden, halka ve dünyaya yayılmasının sebebi de yine John Strapp. Proje ile ilgili yaptığı basın toplantısında gazetecilere şöyle diyor: “Yıllardır yaptığımız çarpışma testlerinin güvenle devam etmesi; Murphy Kanunları’na kalpten inanmamız ve kaçınılmaz olan sonuçları sürekli görmezden gelmemizden kaynaklanmaktadır!”. Bu basın toplantısı ve ardından Murphy Kanunu’nun bazı reklamlarda kullanılması, bir anda kamuoyunda bir ilgi patlamasına yol açmış ve “Murphy Kanunları” önce Amerikan toplumunda, sonra dünyada bir anda büyük bir ilgi ile karşılaşmıştır.
g
i
d
e
r!”
Murphy Kanunları – 1 - Genel Kanunlar
Murphy Kanunları - 2 – Bilim, Teknoloji, Mühendislik ve Bilgisayarlar
Murphy Kanunları – 3 – İş Hayatına Dair Kanunlar
Murphy Kanunları – 4 – Politika ve Politikacılar
5 Mart 2013 Salı
Posted by Adsız on 02:48
with No comments so far
Hayatımızda sıradan olarak gördüğümüz bazı şeylerin toplandığında ne kadar fazla bir zamanımızı çaldığı hep söylenir, ama kendim oturup hesaplayınca rakamların çarpıcılığı daha da vurucu oldu. Bir Excel tablosu hazırladım ve tamamen kendi tahmini rakamlarımla bazı şeyleri hesapladım. Başlangıç noktası olarak bu hesabı 70 yaşına gelmiş bir insan için yaptım. Aslında bu iyi bir tahmin, çünkü Türkiye’de beklenen yaşam süresi 73-74 civarında.
- 70 yaşını bulan bir insanın yaşadığı gün sayısı : 25,550
- Günlük 8 saat uyuyan bu kişinin 204,400 saati, yani 8,517 günü uykuda geçiyor. Bu da 70 yıllık yaşamının 23.3 yılını uyuyarak geçirmesi anlamına geliyor!
- Günde 2 saatini yemeğe ayıran bu kişi, 2,129 gününü yani 5.8 yılını yemek sofrasında harcıyor.
- Hergün 15 dakika traş olmaya ya da makyaja ayırıyorsanız, hayatınızın 266 gününü yani yaklaşık bir yılın üçte ikisini hayat sürenizden düşebilirsiniz.
- Günlük yine 15 dakikasını tuvalette geçiren bir kişi, aynı şekilde hayatından 266 günü burada bırakıyor.
- 15 dakika duş/banyo, bir 266 gününüzü daha çalıyor.
- Diyelim ki 20 sene boyunca her gün işe gidip geldiniz, ve bu işe gidiş İstanbul gibi bir şehirde size 2 saate maloluyor; hayatınızdan bir 500 güne daha elveda diyebilirsiniz. (senede 300 işgünü varsayarak)
- Televizyona bayılan bir millet olduğumuz su götürmez bir gerçek. Örnekteki vatandaşımız 70 yıllık yaşamı boyunca 50 yıl süre ile günde ortalama 3 saat televizyon seyretmiş olsun (şu anda 50 yıl boyunca televizyon seyreden 70’lik biri olamaz, onu biliyorum). Hayatının 2,281 gününü, başka bir deyişle 6 yılından fazlasını koltuğunda çekirdek çıtlatarak geçirdiğini öğrendiğinde pek memnun olacağını sanmıyorum!
- Bu yazdığım pek olası bir şey değil ama, diyelim ki bu vatandaş 70 yıllık yaşamının verimli sayabileceğimiz 50 yılında günde 1 saatini kitap okumaya ayırdı. Hayatı boyunca 760 gününü bir kitap ile geçirecek, bu da yaklaşık 2 yıl demek.
- Ortalama bir insanın günde yaklaşık 750 gram yediğini farz edersek, 70 yaşındaki bir insan 19.1 ton yiyecek tüketmiş olacaktır. Bu da orta büyüklükte iki kamyon dolusu yiyecek demek.
- Yine ortalama olarak günde 2 litre su içen bir kişi 70 yaşında 51.1 ton su içmiş olacaktır. Ortalama 10 tondan hesaplanırsa 5 tanker su! Günlük idrar miktarı yaklaşık 1.5 litre olarak verilmektedir. Bu durumda içilen bu suyun 38.3 tonunu, yani yaklaşık 4 tanker suyu, böbrekler süzmüş ve dışarı atmış olacaktır. Kalan sıvı da terleme ile, solunum yolundan kaybedilerek ya da dışkı ile birlikte atılacaktır.
- Bir insan günde ortalama 1 litre tükürük üretmektedir. 70 yaşına gelindiğinde o güne kadar üretilmiş tükürük miktarı 25.6 ton olacaktır.
Biraz “Gereksiz Bilgiler Ansiklopedisi” gibi oldu ama merak işte...
17 Haziran 2012 Pazar
Posted by Adsız on 23:35
with No comments so far
Baştan belirteyim, aşağıdaki hikaye uydurmadır. Bu hikayenin gemi ve ülke adları da değişik olmak üzere pek çok versiyonu internet üzerinde gerçek bir hikaye gibi dolaşmakta olmasına rağmen, kesinlikle doğrulanmamıştır. Konuyla ilgili İngilizce kaynağa buradan ulaşabilirsiniz. Bu hikaye gerçek olduğu sanılarak pek çok sunumda kullanılmakta, konuşmalarda değinilmektedir. Yine de karşılıklı iletişimin ve karşıdakini doğru dinlemenin bir örneği olarak güzel bir hikaye. Çok kullanılan bir versiyonu aşağıdaki gibi:
“Aşağıdaki döküman, Ekim 1995 tarihinde Newfoundland civarında seyretmekte olan bir Amerikan donanma gemisi ile Kanadalı yetkililer arasında geçen bir telsiz konuşmasının dökümüdür.
Amerikalılar : Çarpışmayı önlemek için, lütfen rotanızı 15 derece kuzeye çevirin.
Kanadalılar : Çarpışmayı önlemek istiyorsanız, asıl sizin 15 derece güneye yönelmenizi tavsiye ediyoruz.
Amerikalılar : Ben Amerikan donanma gemisi kaptanıyım, size rotanızı değiştirmenizi söylüyorum!
Kanadalılar : Hayır, asıl ben size söylüyorum, siz rotanızı değiştirin.
Amerikalılar : Bu Amerika’nın ikinci büyük uçak gemisi USS Lincoln’dür. Yanımızda üç destroyer, üç kruvazör ve bir çok destek gemimiz var. Ya 15 derece kuzeye dönüp önümüzden çekilirsiniz, ya da geminin güvenliği için gerekeni yaparız!
Kanadalılar : Burası deniz feneri. Siz bilirsiniz!”
Karşınızdakini iyi dinlemek, onu anlamanın ilk ve en önemli koşuludur...
“Aşağıdaki döküman, Ekim 1995 tarihinde Newfoundland civarında seyretmekte olan bir Amerikan donanma gemisi ile Kanadalı yetkililer arasında geçen bir telsiz konuşmasının dökümüdür.
Amerikalılar : Çarpışmayı önlemek için, lütfen rotanızı 15 derece kuzeye çevirin.
Kanadalılar : Çarpışmayı önlemek istiyorsanız, asıl sizin 15 derece güneye yönelmenizi tavsiye ediyoruz.
Amerikalılar : Ben Amerikan donanma gemisi kaptanıyım, size rotanızı değiştirmenizi söylüyorum!
Kanadalılar : Hayır, asıl ben size söylüyorum, siz rotanızı değiştirin.
Amerikalılar : Bu Amerika’nın ikinci büyük uçak gemisi USS Lincoln’dür. Yanımızda üç destroyer, üç kruvazör ve bir çok destek gemimiz var. Ya 15 derece kuzeye dönüp önümüzden çekilirsiniz, ya da geminin güvenliği için gerekeni yaparız!
Kanadalılar : Burası deniz feneri. Siz bilirsiniz!”
Karşınızdakini iyi dinlemek, onu anlamanın ilk ve en önemli koşuludur...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



